Asa-yı Musa  /  Sayfa 37Asa-yı Musa - Sayfa 37 (Sekizinci Mes’elenin bir Hülâsası) Sekizinci Mes’elenin bir Hülâsası
Sekizinci Mes’elenin bir Hülâsası

SEKİZİNCİ MES’ELENİN BİR HÜLÂSASI

            Yedinci’de haşri çok makamattan soracaktık. Fakat, Hâlikımızın isimleriyle verdiği cevap o derece kuvvetli , yakîn ve kanaat verdi ki; daha başka sorgulara ihtiyaç bırakmadığından orada kısa kestik. Şimdi bu mes’elede, âhiret îmanının, hem âhiretin saadetine, hem dünya saadetine dair te’min ettiği faideler ve neticelerinden yüzden biri hülâsa edilecek. Saadet-i uhreviyeye ait kısmı, (Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın izahatı daha hiçbir beyana ihtiyaç bırakmamış) onu O’na havale ederek ve saadet-i dünyeviyeye ait kısmı izah cihetini Risale-i Nur’a bırakıp, yalnız kısa bir hülâsa ile insanın hayat-ı şahsiye ve hayat-ı içtimaiyesine ait yüzer neticelerinden üç-dört tanesini beyan ederiz.

 

            Birincisi : İnsan, sair hayvanata muhalif olarak, hânesiyle alâkadar olduğu misillû dünya ile alâkadardır; ve akaribiyle münasebetdar olduğu gibi, nev’i beşer ile de ciddî ve fıtrî münâsebettardır. Ve dünyada muvakkat bekasını arzuladığı gibi bir dâr-ı ebedide bekasını, aşk derecesinde arzuluyor. Ve midesinin gıda ihtiyacını te’min etmeğe çalıştığı gibi; dünya kadar geniş, belki  ebede kadar uzanan sofraları ve gıdaları akıl ve kalb ve ruh ve insâniyet mideleri için tedarik etmeğe fıtratan mecburdur, çabalıyor. Ve öyle arzuları ve matlabları var ki, ebedî saadetten başka hiç bir şey onları tatmin etmiyor. Hattâ Onuncu Söz’de işaret edildiği gibi bir zaman (küçüklüğümde) hayalimden sordum: "Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?" dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden "ah!" çekti. "Cehennem de olsa beka isterim" dedi.

 

            İşte mâdem, mâhiyet-i insaniyenin bir hizmetkârı olan kuvve-i hayaliyeyi bu dünya lezzetleri tatmin etmiyor. Elbette gayet câmi mâhiyet-i insaniye, ebediyetle fıtraten alâkadardır. İşte bu hadsiz arzu ve emellere bağlı olduğu halde, sermâyesi bir cüz’i cüz’-ü ihtiyarî ve fakr-ı mutlak bir insana, âhirete îman ne derece kuvvetli ve kâfi ve vâfi bir hazine, bir medar-ı saadet ve lezzet; bir medar-ı istimdad, bir merci; ve dünyanın had-

 

         (Sh:Asâ.38) 



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler