Siracünnur  /  Sayfa 113Siracünnur - Sayfa 113 (Otuzüçüncü Söz (Otuzüç Penceredir)) Otuzüçüncü Söz (Otuzüç Penceredir)
Otuzüçüncü Söz (Otuzüç Penceredir)

OTUZÜÇÜNCÜ SÖZ

Otuzüç Penceredir

 (Bir cihette otuzüçüncü mektup ve bir cihette otuzüçüncü söz.)

 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَن الرَّحِيمِ

سَنُرِيهِمْ اَيَاتِنَا فِى الاَفَاقِ  وَفِى اَنْفُسِهِمْ حَتَّى يَتَبَيَّنَ  لَهُمْ اَنَّهُ الْحَقُّ اَوَلَمْ يَكْفِ بِرَبِّكَ اَنَّهُ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شًهِيدٌ *

 

Sual: Şu iki ayet-i camianın ifade ettiği vücub ve vahdaniyyet-i ilahiyye ve evsaf ve şuunat-ı Rabbaniyyeye, alem-i asgar ve ekber olan insan ve kainatın vech-i delaletlerini, mücmel ve kısa bir surette beyanlarını isteriz. Çünki: Münkirler pek ileri gittiler ne vakte kadar " Ve hüve ala külli şey’in kadir" deyip, elimizi kaldıracağız ? diyorlar.

  %      Elcevap: Yazılan bütün otuzüç adet Sözler, o ayetin denizinden ve ifaza ettiği hakikat bahrinden otuzüç katredir. Onlara baksanız cevabınızı alabilirsiniz. Şimdilik yalnız o denizden bir katrenin reşehatına işaret nev’inden şöyle deriz ki:

  %      Mesela: Nasıl ki bir zat-ı mu’ciznüma büyük bir saray yapmak istese: Evvela temellerini, esaslarını muntazaman hikmetle vaz’eder ve ilerideki neticelerine ve gayelerine muvafık bir tarzda tertib eder. Sonra menzillere, kısımlara meharetle tefrik ve tafsil ediyor. Sonra o menzilleri tanzim ve tertib ediyor. Sonra nukuşlarla tezyin ediyor. Sonra elektrik lambalarıyla tenvir ediyor. Sonra o muhteşem ve müzeyyen sarayda meharetini, ihsanatını tecdit etmek için herbir tabakada yeni yeni icadlar, tebdiller, tahviller yapıyor, sonra herbir menzilde kendi makamına merbut bir telefon rabtedip birer pencere açarak, herbirinden onun makamı görünür.

Aynen öyle de:                             وَاللَّهُ الْمَثَلُ الاَعْلَى             Sani-i Zülcelal; Hâkim-i


 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler