Nur Çeşmesi  /  Sayfa 129Nur Çeşmesi - Sayfa 129 (Hüsnü Bayram’ın Müdafaası)
Hüsnü Bayram’ın Müdafaası

            RİSALE-İ NUR, manevî hakikatları ve iman ilmini Avrupanın fen ilimleriyle mezcederek gayet kuvvetli bürhan ve hüccetlerle aklen ve mantıken isbat eder. RİSALE-İ NUR, hal ve istikbalin, ilmî, imanî, aklî ve fikrî ihtiyaçlarına tam cevap verir bir kuvvet ve mahiyet ve hususiyettedir. RİSALE-İ NUR'da başka eserlerden nakil yokdur, KUR'AN'ın mu'cize-i mâneviyesidir. RİSALE-İ NUR, yüz mânevi keşfiyatı havî ve tılsım-ı kâinatın muammasını keşif ve halleden bir keşşafdır. RİSALE-İ NUR, yalnız bu vatan ve bu millet için değil, Âlem-i İslâm ve beşeriyet için yazılmıştır. RİSALE-İ NUR, şu zamanın yaralarına en münasip bir ilâç, bir merhem ve zulümatın tehacümüne Maruz heyet-i islamiyeye en nâfi bir nur ve dalâlet vadilerinde hayrete düşenler için en doğru bir rehber olduğu yüzbinlerle kimseler tarafından tasdik edilen bir eser külliyatıdır.

            Muhterem Hey'et-i Hakime,

            RİSALE-İ NUR'un gayet harika bir cüz'ü olan "AYET-ÜL KÜBRA" risalesinin beyanı vechiyle: Madem bin senedenberi iman ve KUR'AN aleyhinde teraküm eden Avrupa feylesoflarının itirazları ve şüpheleri yol bulup ehl-i imana hücum ediyor. Bir saadet-i ebediyenin bir hayat-ı bakiyenin ve bir cennet-i daimenin anahtarı, medarı, esası olan İMANI sarsmak istiyorlar. Elbette her şeyden evvel imanımızı taklidden tahkika çevirip kuvvetlendirmeliyiz

            RİSALE-İ NUR'la mübareze edilmez, o mağlub olmaz, yirmi senedir en muannid feylesofları da susturuyor. "Şimdi yirmisekiz sene oldu." İman hakikatlarını güneş gibi gösteriyor, bu memlekete hükmeden onun kuvvetinden istifade etmek gerektir. RİSALE-İ NUR söndürmek için üflendikçe parlayan bir nurdur, onun talebeleri başkalara benzemezler, mağlub olmazlar. RİSALE-İ NUR'u mağlub edebilmek için kâinatı elinde tutan bir kuvvet lâzımdır.

            Çünkü: RİSALE-İ NUR, dünyevî işlere, şahsî ve süflî menfaatlere âlet olamaz, güneş gibi hakikat-ı imaniyye ve KUR'AN'iyye yerdeki muvakkat ışıkların cazibesine tâbi ve âlet olmadığı gibi, o hakikatı tanıyan RİSALE-İ NUR'u değil dünya ceryanlarına belki, kâinata da âlet edemez.

            Evet, RİSALE-İ NUR' un vazifesi ise; hayat-ı ebediyeyi mahveden ve hayat-ı dünyeviyeyi de dehşetli bir zehire çeviren küfr-ü mutlaka karşı ima



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler