Nur Çeşmesi  /  Sayfa 93Nur Çeşmesi - Sayfa 93 (Pencereler Risalesinden)
Pencereler Risalesinden

bir nebze izah edilen insanın mahiyet-i câmiasında nakışları zâhir olan yetmişten ziyade esmâ vardır. Meselâ: Yaradılışından Sâni',Hâlık ismini; ve hüsn-ü takviminden Rahman ve Rahim isimlerini ve hüsn-ü terbiyesinden Kerim, Lâtif isimlerini ve hâkeza .... Bütün âzâ ve âlâtı ile, cihazat ve cevârihi ile letâif ve mâneviyatı ile, havas ve hissiyatı ile ayrı ayrı esmânın ayrı ayrı nakışlarını gösteriyor. Demek nasıl esmada bir ism-i âzam var, öyle de: O esmânın nukuşunda dahi bir nakş-ı azam var ki: O da insandır.

            Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku. Yoksa hayvan ve câmid hükmünde insan olmak ihtimali var!

            İKİNCİ NOKTA: Mühim bir sırr-ı Ehadiyete işaret eder. Şöyle ki:

            İnsanın nasıl ruhu bütün cesedine öyle bir münasebeti var ki; bütün âzâsını ve eczâsını birbirine yardım ettirir. Yâni, irade-i İlâhiyye cilvesi olan evâmir-i tekviniyye ve o emirden vücud-u harici giydirilmiş bir kanun-u emri ve lâtife-i Rabbaniye olan ruh, onların idaresinde onların mânevi seslerini hissetmesinde ve hâcâtlarını görmesinde birbirine mâni olmaz, ruhu şaşırtmaz. Ruha nisbeten uzak yakın bir hükmünde... Birbirine perde olmaz. İsterse, çoğunu birinin imdadına yetiştirir. İsterse bedenin her cüz'ü ile bilebilir, hissedebilir, idare edebilir. Hattâ çok nuraniyet kesb etmiş ise, herbir cüz'ü ile görebilir ve işitebilir. Öyle de: وَلِلَّهِ الْمَثَلُ اْلاَعْلَى  Cenab-ı Hakkın, madem O'nun bir kanun-u emri olan ruh, küçük bir âlem olan insan cisminde ve âzasında bu vaziyeti gösteriyor. Elbette âlem-i ekber olan kâinatta o Zat-ı Vacib-ül-Vücudun irade-i külliyesine ve kudret-i mutlakasına hadsiz fiiller, hadsiz sadalar, hadsiz dualar, hadsiz işler, hiçbir cihette O'na  ağır gelmez. Birbirine mâni olmaz. O Hâlik-ı Zülcelâli meşgul etmez, şaşırıtmaz, bütününü birden görür, bütün sesleri birden işitir. Yakın uzak birdir. İsterse, bütününü birinin imdadına gönderir. Her şey ile, her şeyi görebilir. Seslerini işitebilir. Ve  her şey ile her şey'i bilir. Ve hâkeza.

ÜÇÜNCÜ NOKTA: Hayatın pek mühim bir mahiyeti ve ehemmiyetli bir vazifesi var. Fakat o bahis, hayat penceresinde ve Yirminci Mektubun Sekizinci Kelimesin de tafsili geçtiğinden  ona havale edip yalnız bunu ihtar ederiz ki:



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler