Sözler  /  Sayfa 125Sözler - Sayfa 125 (Onbirinci Söz) Onbirinci Söz
Onbirinci Söz

Onbirinci Söz

 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

وَالشَّمْسِ وَضُحَيهَا  وَالْقَمَرِ اِذَا تَلَيهَا   وَالنَّهَارِ اِذَا جَلَّيهَا وَ الَّيْلِ اِذَا يَغْشَيهَا  وَ نَفْسٍ وَمَا سَوَّيهَا                               وَ اْلاَرْضِ وَمَا طَحَيهَا وَ السَّمَآءِ وَمَا بَنَيهَا

 

          Ey kardeş! Eğer hikmet-i âlemin tılsımını ve hilkat-i insanın muammasını ve hakikat-ı salâtın rumuzunu bir parça fehmetmek istersen, nefsimle beraber şu temsilî hikâyeciğe bak:

          Bir zaman bir sultan varmış; servetçe onun pek çok hazineleri vardı. Hem o hazinelerde her çeşit cevâhir, elmas ve zümrüt bulunuyormuş. Hem gizli pek âcaip defineleri varmış. Hem Kemâlâtça sanâyi-i garîbede pek çok mehareti varmış. Hem hesabsız fünûn-u acîbeye ma’rifeti, ihâtası varmış. Hem, nihayetsiz ulûm-u bedîaya ilim ve ıttılâı varmış. Her cemâl ve kemâl sahibi, kendi cemâl ve kemâlini görmek ve göstermek istemesi sırrınca; o sultan-ı zîşan dahi istedi ki, bir meşher açsın, içinde sergiler dizsin; tâ nâsın enzarında saltanatının haşmetini, hem servetinin şa’şaasını, hem kendi san’atının hârikalarını, hem kendi ma’rifetinin garibelerini izhar edip göstersin. Tâ cemâl ve kemâl-i mânevîsini iki vecihle müşahede etsin:

          Bir vechi: Bizzât nazar-ı dekaik-âşinâsıyla görsün.

          Diğeri: Gayrın nazarıyla baksın. Bu hikmete binâen, cesîm ve geniş ve muhteşem bir kasrı yapmağa başladı. Şâhâne bir Sûrette



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler