Sözler  /  Sayfa 567Sözler - Sayfa 567 (Otuzuncu Söz) Otuzuncu Söz
Otuzuncu Söz

Tılsım-ı kâinatı keşfeden, Kur’an-ı Hakîm’in mühim bir tılsımını halleden

 

Otuzuncu Söz

 

«Ene» ve «zerre»den ibaret bir «elif» bir «nokta»dır.

          Şu Söz iki maksaddır. Birinci Maksad, «Ene»nin mahiyet ve neticesinden; İkinci Maksad, «zerre»nin hareket ve vazifesinden bahseder.

Birinci Maksad

بِسْمِ اللّهِ الرّحْمنِ الرّحِيمِ

اِنَّا عَرَضْنَا اْلاَمَانَةَ عَلَى السَموَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاْلجِبَالِ فَاَبَيْنَ اَنْ يَحْمِلْنَهَا وَاَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا اْلاِنْسَانُ اِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولاً

          Şu âyetin büyük hazinesinden tek bir cevherine işaret edeceğiz. Şöyle ki:

          Gök, zemin, dağ tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, «Ene»dir. Evet «Ene», zaman-ı Âdemden şimdiye kadar âlem-i insâniyetin etrafına dal budak salan nuranî bir şecere-i tûba ile, müthiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. Şu azîm hakikata girişmeden evvel, o hakikatın fehmini teshil edecek bir mukaddime Beyân ederiz. Şöyle ki:

          Ene, künûz-u mahfiye olan Esmâ-i İlahiyyenin anahtarı olduğu gibi, kâinatın tılsım-ı muğlakının dahi anahtarı olarak bir



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler