Kastamonu Lahikası  /  Sayfa 180Kastamonu Lahikası - Sayfa 180 (Kastamonu Lâhikası) Hakiki Bütün Elem Dalâlette Bütün Lezzet İmandadır
Kastamonu Lâhikası

            Ey arkadaş! Şimdi hayali baştan çıkar, aklı kafaya geçir! Evvelki iki yolun mağdub ve dâllîn yolu; hatarları pek çoktur, kıştır dâim güz yazı...

            Yüzde biri kurtulur; Eflatun, Sokrat gibi. Üçüncü yolu; sehildir, hem karib, müstakimdir. Zaîf, kavî, müsavi. Herkes o yoldan gider. En rahatı budur ki: Şehid olmak ya gazi.

            İşte neticeye gireriz. Evet dehâ-yı fennî: Evvelki iki yoldur  ona meslek ve mezheb. Fakat hüda-yı Kur’anî: Üçüncü yoldur, onun sırat-ı müstakîmi îsâl eder o bizi.

اَللَّهُمَّ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ اْلمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لاَالضَّآلِّينَ آمِينَ

* * *

(119)

HAKİKİ BÜTÜN ELEM DALÂLETTE, BÜTÜN LEZZET İخMANDADIR

HAYAL LİBASINI GİYMİŞ MUAZZAM BİR HAKİKAT

            Ey yoldaş-ışdar! Sırât-ı müstakîmin o meslek-i nuranî, mağdûb ve dâllînin o tarîk-ı zulmânî, tam farklarını görmek istersen eğer ey aziz,

            Gel vehmini ele al, hayal üstüne de bin, şimdi seninle gideriz zulümat-ı ademe. O mezar-ı ekberi, o şehr-i pür-emvatı bir ziyaret ederiz.

            Bir Kadîr-i Ezelî, kendi dest-i kudretiyle bu zulümat kıt’adan bizi tuttu çıkardı, bu vücuda bindirdi, gönderdi şu dünyaya; şu şehr-i bî-lezâiz.

            İşte şimdi biz geldik şu âlem-i vücuda, o sahra-yı hâile. Gözümüz de açıldı, şeş cihette biz baktık; evvel istîtafkârâne önümüze bakarız.

            Lâkin beliyyeler, elemler önümüzde düşmanlar gibi tehacüm eder. Ondan korktuk, çekindik. Sağa sola, anâsır-ı tabâyia bakarız, ondan meded bekleriz.


 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler