Kastamonu Lahikası  /  Sayfa 196Kastamonu Lahikası - Sayfa 196 (Kastamonu Lâhikası) Tevhidin İki Bürhan-ı Muazzamı Ve Sûre-i İhlasın Bir Nükte-i İ’caziyesi
Kastamonu Lâhikası

 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ اْلعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ علَى سَيِّدِ الْمُرْسَلِينَ وَ علَى اَلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

T’EVHİD’İN İKI BÜRHAN-I MUAZZAMI VE SÛRE-İ İHLÂS’IN BİR NÜKTE-İ İ’CÂZİYESİ

 

(122)

            Şu kâinat tamamıyla bir bürhan-ı muazzamdır. Lisan-ı gayb, şehadetle müsebbihtir, muvahhiddir. Evet tevhid-i Rahman’la, büyük bir sesle zâkirdir ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            Bütün zerrat-ı hüceyrat, bütün erkân ve a’zası birer lisan-ı zâkirdir; o büyük sesle beraber der ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            O dillerde tenevvü’ var, o seslerde meratib var. Fakat bir noktada toplar, onun zikri, onun savtı ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            Bu bir insan-ı ekberdir, büyük sesle eder zikri; bütün eczası, zerratı, küçük sesleriyle, o bülend sesle beraber der ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            Şu âlem halka-i zikri içinde okuyor aşrı, şu Kur’an maşrık-ı nuru. Bütün zîruh eder fikri ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            Bu Furkan-ı Celîlüşşân, o tevhide nâtık bürhan, bütün âyât sâdık lisan. Şuâât-ı bârika-i îman. Beraber der ki,

لآَاِلَهَ اِلاَّهُوَ

            Kulağı ger yapıştırsan, şu Furkan’ın sinesine, derinden tâ derine, sarîhan işitirsin semavî bir sada der ki,



 Önceki 
 Sonraki 


Risaleinurkulliyati.com bir HARUN YAHYA sitesidir. Yazar Hakkında | Bize Ulaşın | Diğer Siteler